Emin Osman Uygur
İnsanın kendi iç sesini bulma yolculuğu bazen bir kıtayı aşar, bazen bir kalbin sessizliğine sığar. “İçimizdeki Ayana”, tarih, mitoloji ve modern zamanların iç içe geçtiği derin bir hikâye sunuyor. Hun devrinden günümüze uzanan bu roman, “Ayana” adında bir kadının kişisel arayışını, geçmişin kadim bilgeliğiyle bugünün insan ruhunu buluşturarak anlatıyor.
Ayana; bazen bir prenses, bazen bir köy kızı, bazen de modern çağın yorgun kalplerine dokunan bir bilge kadındır. Onun hikâyesi, hepimizin içinde sessizce konuşan “öz”e yapılan bir yolculuktur. Sevgi, barış, umut ve insanlık onuru üzerine kurulan bu roman, her satırında okuyucusuna şu soruyu sordurur: “Benim içimdeki Ayana kimdir?”
Emin Osman Uygur, yalın ama derin bir dille kaleme aldığı bu eserde, insan ruhunun ışığını karanlıkla sınarken; inanç, sevgi ve bilgelik arasında görünmez bir köprü kuruyor. “İçimizdeki Ayana”, geçmişin yankılarıyla bugünün insanına seslenen, umut dolu bir yeniden doğuş hikâyesi…